Mehmet Uçum seçimler için tarih verdi: Erdoğan son kez aday olacak

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylığı, seçim takvimi ve yeni düzenlemeler hakkında açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın adaylığının hukuki zemine oturması için Meclis kararıyla seçimlerin erkene alınması gerektiğini belirten Uçum; 16 Nisan 2028 tarihine işaret etti. Uçum ayrıca '50+1' kuralının değişmeyeceğini ve yeni bir infaz reformu üzerinde çalışıldığını duyurdu.


Mehmet Uçum seçimler için tarih verdi: Erdoğan son kez aday olacak
Reklam

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye Basın Federasyonu'nun "Anadolu Sohbetleri" programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önümüzdeki seçimlerdeki adaylık sürecine ilişkin hukuki yolu açıklayan Uçum, mevcut anayasaya göre bir cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis'in seçimleri yenileme kararı alması halinde üçüncü dönem adaylığının mümkün olduğunu hatırlattı.

"Adaylık için meclis kararı şart"

Cumhur İttifakı’nı destekleyen partilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığına sıcak baktıklarını ifade eden Uçum, "Siyasi olarak önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanımızın son kez aday olması gerçekleşmiştir. Bu gerçeği kabul etmek gerekir. Bunun hukuki olarak sürecini tamamlamak gerekir. Önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylığının hukuki olarak gerçekleşmesi nasıl sağlanacak? Mevcut anayasaya göre bir cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa o cumhurbaşkanı son kez aday olur. Buna istisnaya adaylık diyoruz. Neden istisnaya adaylık? Çünkü kural iki dönem cumhurbaşkanlığı yapmaktır ama burada üçüncü dönem imkanı veriliyor. Demek ki bu kuralın istisnası Meclisin ikinci dönemde seçimlerin yenilenmesi kararı vermesiyle görevi başında olan cumhurbaşkanı üçüncü dönem aday olma ve seçilirse üçüncü dönem cumhurbaşkanlığı yapma imkanı vermesidir. Dolayısıyla siyasi olarak adaylığı gerçekleşmiş, önümüzdeki seçimlerde adaylığı belli olmuş Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, toplumsal olarak da adaylığı beklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylığının hukukileştirilmesi için 7 Mayıs 2028’de yapılacak genel seçimlerin erkene alınması gerekir. Anayasal imkan bu. Hukukileştirmenin yolu da bu. Bunun için de Meclisin 2028’in Mart ya da Nisan ayında seçimlerin yapılacağı şekilde bir karar alacağı bekleniyor" dedi.

"16 Nisan 2028 tarihi sembolik bir değere sahip"

Seçim takvimine ilişkin öngörülerini paylaşan Uçum, Meclis'in 360 milletvekiliyle karar alması durumunda öne çıkan tarihi açıkladı. 16 Nisan 2017'de gerçekleştirilen anayasa değişikliği referandumuna atıfta bulunan Uçum, 16 Nisan 2028'in sembolik bir anlam taşıdığını ve seçimin bu tarihte yapılabileceğini vurgularken, 2027’nin son çeyreğinde bir erken seçim ihtimalini ise düşük gördüğünü belirtti.

Mecliste hiçbir partinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olmasına engel olacak bir tutum sergilemeyeceğini belirten Uçum, "Bu ne demokratik rekabete sığar ne de onların iddiasına uygun düşer. Ne dediler? ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı sandıkta yeneceğiz’. Hodri meydan. Ayrıca bizim halkımız Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylığını engelleyebilecek tutum alan siyasi partilere ciddi bir ceza verme kapasitesine de sahiptir. Dolayısıyla benim öngörüm seçimler 2028’de yapılacak. 7 Mayıs'tan kısa bir süre önce yapılacak. Cumhurbaşkanımızın toplumsal ve siyasi açıdan zaten gerçekleşmiş önümüzdeki dönem cumhurbaşkanlığı adaylığı hukukileştirilecek. Eğer 9 Şubat'la 15 Şubat arası bir tarihte Meclis, 360 ve üzerindeki milletvekilleriyle seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa seçim 16 Nisan'da yapılacak. 16 Nisan 2028 tarihi, seçimin yapılacağı tarihlerden biri. 23 Nisan'da yapılmaz. 30 Nisan'da bile yapılma ihtimali var hukuken ama bayram etkileri var. 16 Nisan'ın sembolik bir değeri var. 16 Nisan 2017 referandumun 11’inci yıl dönümü" dedi.

Sistemin temel direği: 50+1 Kuralı

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, anayasa değişikliği olmadan ‘50 artı 1’ kuralının değişemeyeceğini belirterek, "İkincisi 50 artı 1, bu sistemin temel normudur. 50 artı 1 hem sosyal istikrar sağlar, hem siyasal istikrar sağlar hem yönetim istikrarı sağlar. 50 artı 1, çoğunluğun içindeki çoğulculuktur. 50 artı 1 demek Türkiye toplumunun tamamına hitap edebilmek demektir. 50 artı 1 demek kapsayıcı bir yürütme faaliyeti yürütebilmek demektir. 50 artı 1’le halkın bir sorunu yoktur. Halk ya ilk turda, ki 2018’de öyle yapmıştır ya da ikinci turda, ki 2023’te öyle yapmıştır, cumhurbaşkanını seçtiği anda da hükümeti kurmuş olarak üzerine düşeni yerine getirir. Siyaset açısından bu konu her zaman tartışma gündemi olabilir ama siyasetin ihtiyaçları halkın ihtiyaçlarıyla uyumlu olmayınca ya da tam uyum sağlanamayınca bence halkın ihtiyaçları baskın olur. Dolayısıyla 50 artı 1, değişme ihtimali olmayan temel bir norm olarak varlığını sürdürür" şeklinde konuştu.

Masadaki yeni infaz düzenlemesi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, cezaevlerindeki hükümlü sayısının 440 bini geçtiğini belirterek, genel af niteliğinde olmayan yeni bir infaz düzenlemesi üzerinde çalışıldığını açıkladı. Uçum, "Mahkumlar için adil, mağdurlar için tatminkâr bir infaz sistemine geçiyoruz. Ne mağdurları tatmin etmek konusunda bir zararlandırıcı sonuç doğuracaksın ne de adil infaz sistemini ihlal edecek uygulamalar yapacaksın. Bu genel bir infaz hukuku düzenlemesidir. İyileştirmeler olabilir ama buna ilişkin bir çalışma var. Adalet Bakanlığımız parametrelerini çok çalıştı. Önümüzdeki dönem infaz hukukuna ilişkin reformcu bir bakış açısıyla bir düzenleme gündeme gelebilir" değerlendirmesinde bulundu.

Sivil anayasa ve değişim ihtiyacı

Uçum, 39 yıldır yeni ve sivil anayasa çalışmasının içinde olduğunu vurgulayarak, "Bu arada çok güçlü anayasa değişiklikleri yaptık. Özellikle hükümet modeli açısından ama Türkiye yeni anayasaya kavuşuncaya kadar yeni anayasa gündemi ortadan kalkmaz. Mesela diyorlar ki ya ‘Mevcut anayasada çok şey değişti, neyi değiştireceksiniz’. Hayır arkadaşlar, mevcut anayasada şu anda 154 tane madde var. 23 tanesi yürürlükten kaldırıldı. 154 maddenin 103 tanesine hiç dokunulmadı. Sadece 43’ünde terim değişikliği yapıldı. İlk 4 maddeyi, yürütme ve yürürlük maddesini de koyun bir kenara, 97 tane madde halen 12 Eylül darbe ürünü olan anayasa maddesi. Dolayısıyla orada da değiştirilecek çok şey var" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Uçum, sözlerine şöyle devam etti:

"Niye darbecilerin yaptığı bir anayasayla biz Türkiye yüzyılını, Cumhuriyet’in 2’nci yüzyılını geçirelim. Hangi tarihte yapılırsa yapılsın bence adı 2023 anayasası olsa çok büyük sembolik bir değeri de olur. Cumhuriyetin 100’üncü yılı. 1982 Anayasası'nın adından kurtulmak, anayasasının darbeci zihniyetinden kurtulmak, eskimiş günlerinden kurtulmak, yeni nesil hakları anayasaya derc etmek, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini yetkinleştirmekle ve geliştirmek açısından bu yeni anayasanın her zaman gündemde olacağını biliyoruz. Fakat bu dönemde, seçime kadar yapılma ihtimalini ben düşük görüyorum. Bir sebebi var. Anayasa değişikliği yapmak başka bir şey, anayasa yapmak başka bir şey. Genellikle olağan şartlarda anayasa yapılan ülkelere baktığında 20 ya da 24 ayda yeni bir anayasanın hazırlığının hayata geçmesi lazım. Ekim ayında çalışmalara başlasak bile kapsamlı bir anayasa hazırlık süreci yetişmez."

Beren Alpuğan
Editör: Beren Alpuğan

Yorumlar

0

Henüz yorum yapılmamış

Bu içerik hakkında ilk yorumu siz yapın!